![]() |
|
Fromm bize şunu hatırlatır: Aşk, bir “nesne” meselesi değildir. Doğru insanı bulduğunuzda her şeyin sihirli bir şekilde çözüleceğini sanmak, en büyük hatadır. Önemli olan,
Erich Fromm’un dediği gibi, “Sevmek, birine sahip olmak değil, onun varoluşunu zenginleştirmektir.” Bu makale, Erich Fromm’un “Sevme Sanatı” (The Art of Loving) eserinden alınan temel kavramlar ışığında hazırlanmıştır. Kitabı okumak, sevgi üzerine düşünmeye başlamak için en iyi başlangıç noktasıdır. erich fromm sevme sanati
Modern dünyada “aşk” en çok kullanılan, fakat en az anlaşılan kavramların başında gelir. Şarkılarda, filmlerde ve romanlarda romantize edilen duygu, çoğu zaman bir nesne bulma problemi olarak görülür. Ancak 20. yüzyılın en etkili psikanalistlerinden Erich Fromm , bu kalıplaşmış düşünceyi temelinden sarsar. Onun başyapıtı niteliğindeki “Sevme Sanatı” (Orijinal adı: The Art of Loving ), yayımlandığı 1956 yılından bu yana dünya çapında milyonlarca okura ulaşmış ve sevgiye dair bildiğimiz her şeyi sorgulatmıştır. Ancak 20
Fromm’a göre sevme sanatında tam anlamıyla ustalaşmak belki de imkânsızdır. Ancak bu sanatı öğrenmeye niyet etmek, insanı insan yapan en asil çabanın ta kendisidir. Sevgi, pasif bir duygu değil; aktif bir eylemdir. Vermektir, almaktan daha çok. Anlamaktır, yargılamaktan daha çok. Bağlanmaktır, saplantıdan daha çok. almaktan daha çok. Anlamaktır